Küresel ekonomi, pandemiden bu yana en düşük büyüme dönemine giriyor. OECD’nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) son öngörülerine göre, özellikle ABD gibi önde gelen ekonomilerde Başkan Donald Trump’ın başlattığı ticaret savaşı ekonomik ivmeyi zayıflatıyor.
Ticari anlaşmalar kritik rol oynayacak
OECD, Salı (2 Haziran 2025) yayımladığı raporla küresel üretim ve G20 ülkelerinin büyük çoğunluğu için büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Kuruluş, ticaret engellerinin azaltılmasına yönelik anlaşmaların yatırımların yeniden canlanması ve fiyat artışlarının önlenmesi açısından “hayati önemde” olduğunu vurguladı.
OECD’nin son küresel görünüm raporuna göre, dünya ekonomisinin 2025 ve 2026’da yalnızca yüzde 2,9 oranında büyümesi bekleniyor. Bu oran, pandemi kaynaklı 2020 çöküntüden bu yana ilk kez yüzde 3’ün altına inmiş olacak.
ABD’de büyüme sert şekilde yavaşlıyor
Raporda, ABD ekonomisinin büyüme oranının geçen yılki yüzde 2,8 seviyesinden 2025’te yüzde 1,6’ya, 2026’da ise yüzde 1,5’e düşeceği öngörülüyor. Ayrıca, yükselen enflasyon nedeniyle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz indirimine gitmesinin beklenmediği ifade edildi.
Bu tahminler, Trump’ın 2 Nisan’da açıkladığı “Kurtuluş Günü” tarifelerinden önce yayınlanan Mart ara tahminlerine kıyasla bir düşüşe işaret ediyor. OECD, o dönemde bile yeni vergilerin ve belirsiz ticaret politikalarının ciddi etkileri olabileceği konusunda uyarmıştı.
Trump bazı gümrük vergilerinde geri adım atsa da, OECD’ye göre ABD’nin ortalama etkin gümrük tarifesi oranı yüzde 2,5’ten yüzde 15’in üzerine çıkarak İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
G20 ülkeleri de etkilenecek
OECD; Çin, Fransa, Hindistan, Japonya, Güney Afrika ve Birleşik Krallık da dahil olmak üzere pek çok G20 ülkesi için 2025 büyüme tahminlerini Mart ayına kıyasla düşürdü.
Kuruluşun baş ekonomisti Álvaro Pereira, ülkelerin acilen ticaret engellerini azaltacak anlaşmalar yapması gerektiğini belirtti:
Eğer yapılmazsa, büyüme üzerindeki etkisi oldukça ciddi olacak. Bu durum herkes için büyük sonuçlar doğurur.
Ticaret politikalarındaki belirsizlik ek yük getiriyor
Pereira’ya göre, Aralık 2024’teki son kapsamlı rapora kıyasla neredeyse tüm ülkelerin büyüme beklentileri aşağı çekildi. OECD raporunda, “Zayıflayan ekonomik görünüm dünyada neredeyse istisnasız şekilde hissedilecek” denildi.
Ticaret politikalarındaki yön belirsizliği büyüme ve yatırımlar üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. ABD’nin gümrük politikaları dalgalı bir seyir izliyor. Trump önce Çin’e ağır vergiler getirip sonra kısmen geri adım attı, ardından AB gibi diğer ekonomilere karşı da yeni vergilerle tehdit etti.
Trump ayrıca, çelik ve alüminyum ithalatında vergileri yüzde 50’ye çıkararak sektör bazlı yeni bariyerler koyma sözü verdi.
Bu gelişmelerle birlikte ABD’de enflasyonun 2025 sonunda yüzde 4’e yaklaşması ve 2026’da da Fed’in hedefinin üzerinde kalması bekleniyor. Bu nedenle Fed’in faiz indirimine 2026’dan önce gitmesi pek olası görünmüyor.
Kuruluş, son verilerin ABD’de reel GSYH büyümesinde “dikkate değer bir yavaşlama” ve enflasyon beklentilerinde ciddi bir artışa işaret ettiğini belirtti.
G20’nin büyük bölümü için büyüme tahminleri düşürüldü
OECD, Mart ayına kıyasla G20 üyelerinin yaklaşık dörtte üçü için bu yılki büyüme tahminlerini düşürdü.
Yeni görünümde Çin’in büyümesinin geçen yılki yüzde 5’ten 2025’te yüzde 4,7’ye ve 2026’da yüzde 4,3’e düşeceği öngörülüyor. Euro Bölgesi’nin ise bu yıl yalnızca yüzde 1, 2026’da ise yüzde 1,2 büyümesi bekleniyor.
Japonya’nın büyüme oranı bu yıl yüzde 0,7, 2026’da ise yalnızca yüzde 0,4 olacak. Birleşik Krallık ekonomisinin bu yıl yüzde 1,3 ve 2026’da yüzde 1 oranında büyümesi öngörülüyor. Bu oranlar, Mart ayında beklenen yüzde 1,4 ve yüzde 1,2 oranlarının gerisinde kalıyor.
Küresel ticaret, yatırım ve mali risklerde düşüş
Küresel ticaretin büyümesi de Aralık tahminlerine göre düşürüldü. OECD’ye göre 2025’te ticaret yüzde 2,8, 2026’da ise yüzde 2,2 oranında artacak.
Kuruluş, artan ticaret gerilimleriyle birlikte mali risklerin de yükseldiğini belirtti. Özellikle savunma harcamalarındaki artış baskısı kamu maliyesi üzerinde ek yük oluşturuyor.
Ayrıca, hisse senedi değerlemeleri tarihsel olarak yüksek seviyelerde ve bu da finansal piyasalarda olası olumsuz şoklara karşı kırılganlığı artırıyor.
OECD, uzun süredir devam eden düşük yatırım seviyelerinin, üye ülkelerin uzun vadeli ekonomik zorluklarını daha da derinleştirdiğini vurguladı:
Karlar artsa da firmalar sabit sermaye yatırımlarından kaçınıp finansal varlık biriktirmeyi ve hissedarlara ödeme yapmayı tercih ediyor. Oysa yatırımların artırılması, ekonomilerin yeniden canlanması ve kamu maliyesinin iyileştirilmesi açısından kritik.
Ekonomik belirsizlik derinleşiyor; ticaret ve yatırım politikaları belirleyici olacak
OECD’nin raporu, küresel ekonominin ticaret savaşları, artan mali riskler, zayıflayan yatırım iştahı ve yükselen enflasyon nedeniyle ciddi bir yavaşlama dönemine girdiğini ortaya koyuyor. ABD’nin uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri yalnızca kendisini değil, tüm küresel ekonomiyi etkiliyor. G20 ülkelerinin çoğunda büyüme beklentileri düşerken, ticaret politikalarındaki netlik eksikliği yatırımları frenliyor. Bu görünüm, ülkelerin acilen ticaret engellerini azaltacak anlaşmalara yönelmesi ve özel sektör yatırımlarını teşvik edecek politikalar geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Aksi halde 2025 ve 2026, dünya ekonomisi için oldukça durgun geçebilir.
Buna da göz atın: AB 2025 ekonomik tahmini: Küresel belirsizlikte dengeli büyüme



