Ernst & Young’ın (EY) 16 ülkede gerçekleştirdiği “EY Girişimcilik Barometresi 2025”, Türkiye’deki girişimcilerin inovasyona ve dijitalleşmeye odaklandığını ancak ekonomik belirsizlikler nedeniyle temkinli hareket ettiğini ortaya koyuyor. Yapay zeka adaptasyonunda bölge ortalamasının üstüne çıkan Türkiye, aynı zamanda stratejik ortaklıklara ve yakın vadeli şirket satışına daha açık bir tablo çiziyor. EY Girişimcilik Barometresi 2025’in öne çıkan verilerini The Newsight okurları için derledik.
İnovasyon yapıdan başlıyor
Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’deki girişimciler önümüzdeki yıl inovasyon yatırımlarında en çok organizasyonel süreçleri geliştirmeye (yüzde 51) ve strateji-pazarlama alanına (yüzde 49) odaklanmayı planlıyor. Ürün inovasyonu ise görece daha az öncelikli (yüzde 44). Bu durum, girişimcilerin önceliğinin iç yapıyı güçlendirmek ve iş süreçlerini iyileştirmek olduğuna işaret ediyor.
Türkiye, stratejik ve pazarlama inovasyonuna bölge ortalamasına göre daha fazla odaklanırken (yüzde 49’a karşı yüzde 38), yeni ürün geliştirme konusunda daha temkinli bir profil çiziyor.
Türkiye bölgede, yapay zekada öncü konumda
Türkiye’de yapay zeka kullanımı yüzde 74’e ulaşarak bölge ortalamasının (yüzde 61) oldukça üzerine çıktı. Girişimcilerin büyük bölümü yapay zekânın operasyonel verimlilik (yüzde 76), kalite kontrol (yüzde 62) ve karar verme süreçlerinde hız (yüzde 52) sağlayacağına inanıyor.
Yapay zekanın en yoğun kullanıldığı alanlar arasında veri analitiği (yüzde 59) ve süreç otomasyonu (yüzde 45) öne çıkıyor. Ancak, katılımcıların yüzde 48’i hassas verilerin korunması ve yasal çerçevenin belirsizliği konularında endişe taşıyor.
Yatırımlar dijitale, kaynaklar öz sermayeye
Girişimcilerin yatırım önceliği dijital dönüşüm: Katılımcıların yüzde 65’i BT sistemleri ve yazılım yatırımı planlıyor. Bu yatırımı, süreç otomasyonu (yüzde 44) ve online satış platformları (yüzde 35) takip ediyor. Yeni tesis kurulumu ise düşük önceliğe (yüzde 19) sahip.
Yatırımları sınırlayan en büyük etkenler arasında ekonomik belirsizlikler (yüzde 60), faiz ve kredi koşulları (yüzde 49), finansmana erişim (yüzde 44) yer alıyor. Bu tablo, öz kaynaklarla ilerlemeyi tercih eden temkinli bir yaklaşımı ortaya koyuyor.
Nitelikli iş gücü bulmak zorlaşıyor
Girişimcilerin yüzde 44’ü önümüzdeki yıl yeni işe alım hamlelerini planlarken, yüzde 42’si mevcut kadroyu korumayı hedefliyor. Ancak işe alım sürecinde maaş rekabeti (yüzde 56), beceri eksikliği (yüzde 53) ve deneyimli aday bulamama (yüzde 49) ciddi sorunlar yaratıyor.
Türkiye’de iş gücü maliyetleri ve nitelikli eleman bulma zorlukları, bölge ortalamasının oldukça üzerinde. Bu durum, işverenlerin hem finansal hem stratejik planlama alanlarında baskı altında kaldığını gösteriyor.
Satış ve ortaklık olasılığı yükseliyor
EY Girişimcilik Barometresi 2025, Türkiye’deki girişimcilerin şirketlerini satma konusunda bölgeye göre daha istekli olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 35’i 1-4 yıl içinde satış yapmayı planlıyor. Yüzde 60’ı ise şirketini stratejik bir alıcıya devretmeye sıcak bakıyor.
Yatırım fonuna satış (yüzde 37) ve halka arz (yüzde 30) gibi yollar da gündemde. Bu eğilim, Türkiye’de girişimcilerin kısa vadeli büyüme ve sinerji yaratma hedefleriyle hareket ettiğini ortaya koyuyor.
Ekosistem yapısal sorunlarla karşı karşıya
Türkiye’deki girişimcilerin yüzde 70’i ekonomik belirsizliği en büyük zorluk olarak tanımlarken, finansmana erişim (yüzde 67) ve düzenleyici karmaşıklık (yüzde 40) diğer başlıca sorunlar arasında yer alıyor.
İş ortamını olumlu bulanların oranı yüzde 34 ile bölge ortalamasının üstünde olsa da, düzenlemelerin “kısıtlayıcı” (yüzde 30) veya “karmaşık” (yüzde 28) olduğunu düşünenlerin oranı da oldukça yüksek.
Aile şirketlerinde devir stratejileri eksik
Araştırma, Türkiye’deki aile şirketlerinin çoğunda profesyonel bir sonraki nesle devir planlamasının yeterince ele alınmadığını ortaya koyuyor. Dış danışman desteğinin düşük olması, aile içi bağlılık kadar kurumsallaşma eksikliğine de işaret ediyor.
Kazançların yeniden yatırımda kullanılması Türkiye’de önemli bir öncelik taşıyor. Bu yaklaşım, aile şirketlerinin uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleriyle hareket ettiğini gösteriyor.
“Güçlü bir risk yönetimi stratejisi hayati önem taşıyor”
EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı ve İş Geliştirmeden Sorumlu Sektörler Lideri Ateş Konca konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
EY Girişimcilik Barometresi 2025’te yer alan tüm başlıklar, Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin geleceğe daha güçlü, dirençli ve vizyoner adımlarla ilerlemesi adına önemli bir yol haritası sunuyor. Günümüzde Türkiye’deki girişimciler için sürdürülebilir başarının, sadece iyi bir fikirle değil, stratejik hazırlık ve güçlü yapı taşlarıyla mümkün olduğu söylenebilir.
Şirketlerin operasyonel verimliliği ve müşteri etkileşimini iyileştirmesi için teknolojik altyapılarını güçlendirmesi gerekiyor. Aynı zamanda yetenek açığını kapatmak, nitelikli iş gücüne ulaşmak ve çalışan bağlılığını artırmak adına şirketlerin, stratejilerini gözden geçirmesi önem taşıyor.
Buna ek olarak; ekonomik belirsizlikler karşısında, maliyet yönetimi ve alternatif finansman modelleriyle güçlü bir risk yönetimi stratejisi geliştirilmesi hayati önem taşıyor. Son olarak, deneysel yaklaşımı ve organizasyon içerisinde inovasyon kültürünün geliştirilmesini teşvik eden girişimcilerin, değişen koşullara karşı daha esnek ve rekabetçi olacağını söylemek mümkün.
Belirsizlik döneminde akıllı adaptasyon
EY Girişimcilik Barometresi 2025 verileri, Türkiye’deki girişimcilerin zorlu bir ekonomik ortamda dijitalleşme, inovasyon ve stratejik esneklikle ayakta kalmaya çalıştığını gösteriyor. Bu tablo, “temkinli cesaret” olarak özetlenebilir. Girişimciler hem yapay zeka ve otomasyonda öncü davranıyor hem de öz kaynakla yatırım yaparak risklerini minimize etmeye çalışıyor.
İnovasyonun yalnızca ürünle sınırlı olmadığını; strateji, süreç ve organizasyon boyutunda da yeniden tasarım gerektiğini hatırlatmak gerekiyor. Aynı zamanda iş gücü yönetimi, finansmana erişim ve şirketin geleceğine dair planlamalar da Türkiye’deki girişimcilerin zihninde yer etmiş durumda. Tüm bu veriler ışığında, güçlü bir gelecek inşa etmek için belirsizlik içinde net adımlar atılması gerektiği açık.
Raporun tamamı için tıklayın.
Buna da göz atın: Sürdürülebilir kalkınma yolunda ülkeler eylemde, hedefler hala uzak.



