Meta’nın yapay zeka destekli akıllı gözlüklerini daha geniş kitlelere ulaştırmak için Kylie Jenner ile yaptığı iş birliği, şirketin beklediği etkiyi yaratmak yerine yeni bir gizlilik tartışmasını beraberinde getirdi. Moda odaklı yeni tasarımın tanıtımı, sosyal medyada “surveillance chic” (gözetim şıklığı) olarak tanımlanırken, uzmanlar Meta’nın ürünün gözetim ve mahremiyet boyutunu görünmez kılmaya çalıştığını savunuyor.
Teknoloji ürünü olmaktan yaşam tarzı ürününe
Meta’nın EssilorLuxottica ortaklığıyla geliştirdiği akıllı gözlükler, kullanıcının gördüklerini fotoğraf ve video olarak kaydedebiliyor, yapay zeka destekli çeşitli işlevler sunuyor ve sesli komutlarla çalışıyor. Ancak ürün, 2023’te piyasaya sürülmesinden bu yana özellikle gizli kayıt alınabilmesi ve gelecekte yüz tanıma gibi teknolojilerle entegre edilme ihtimali nedeniyle yoğun eleştirilerin odağında yer alıyor.
Şirket, bu algıyı değiştirmek amacıyla geçtiğimiz ay Kylie Jenner ile birlikte tasarlanan Starfire Kylie Edition modelini tanıttı. Yaklaşık 359 sterlin fiyat etiketiyle satışa çıkan model, New York’ta influencer odaklı özel bir lansmanla duyuruldu.
Meta Moda Başkan Yardımcısı Eva Chen’e göre şirket artık teknolojiyi öne çıkaran bir tasarım anlayışından uzaklaşıyor. Daha önce “yüzünüzde teknoloji taşıdığınızı gösteren” gözlüklerin artık 26 farklı modelle kişisel stile uyum sağlayan bir moda aksesuarına dönüştürülmesi hedefleniyor.

“Amaç gözetim tartışmasını geri plana itmek“
Yapay zeka etiği uzmanı ve The AI Survival Club’ın kurucusu Catharina Doria, Financial Times’la paylaştığı görüşünde, bu dönüşümün yalnızca estetik bir değişiklik olmadığını belirtiyor.
Doria’ya göre Meta, ürünün yarattığı gözetim ve mahremiyet tartışmalarını ikinci plana itmek için modayı bilinçli bir iletişim aracı olarak kullanıyor. Ona göre insanlar teknolojiyi bir moda ürünü olarak gördüğünde, ürünün toplumsal etkilerini sorgulamak yerine tasarımına odaklanıyor.
Eski modellerin “kamerası olduğu belli olan teknoloji ürünleri” gibi göründüğünü belirten Doria, yeni tasarımın ise dikkatleri kayıt özelliğinden uzaklaştırarak kristal detayları ve görünümüne yönlendirdiğini ifade ediyor.
“Surveillance chic” eleştirileri sosyal medyada büyüdü
Ancak Meta’nın stratejisi beklenen olumlu karşılığı bulmadı.
Lansmanın ardından sosyal medya kullanıcıları yeni modeli “surveillance chic” olarak nitelendirirken, birçok yorumcu ürünü rahatsız edici bulduğunu dile getirdi.
Moda odaklı Instagram içerik üreticisi Diet Prada, Meta’nın gözlüklerini “yabancıların sizi kamusal alanda daha şık şekilde kaydedebilmesini sağlayan bir aksesuar” olarak tanımladı.
Moda editörü Gabriella Karefa-Johnson ise Substack hesabında Meta’nın lansmanına katılan isimleri eleştirerek, etkinliği “yaz sezonunun faşizm şıklığı” ifadeleriyle tanımladı.
Meta ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı.
Rekabet hızlanıyor
Tüm tartışmalara rağmen Meta’nın akıllı gözlükleri önemli bir ticari başarı yakaladı. Şirketin EssilorLuxottica ortaklığıyla geliştirdiği ürünlerden geçen yıl yaklaşık 7 milyon adet satıldı.
Aynı zamanda pazardaki rekabet de giderek artıyor. Snap Inc. kısa süre önce yeni artırılmış gerçeklik gözlüğünü tanıtırken, Google ve Apple’ın da benzer ürünler üzerinde çalıştığı biliniyor. Alibaba, Xiaomi, Huawei, Tencent ve Baidu gibi Çinli teknoloji şirketleri de akıllı gözlük pazarına ciddi yatırımlar yapıyor.
Mahremiyet endişeleri sürüyor
Eleştirilerin merkezinde ise yalnızca pazarlama stratejisi değil, ürünün kullanım biçimi bulunuyor.
Uzmanlar, akıllı gözlüklerin özellikle kamusal alanlarda kadınların bilgisi dışında görüntülenmesi amacıyla kullanılabildiğine dikkat çekiyor. Sosyal medyada bazı içerik üreticilerinin bu gözlüklerle gizlice kaydettikleri videoları milyonlarca kişiye ulaştırdığı ve videoların çoğunlukla aşağılayıcı yorumlarla birlikte paylaşıldığı belirtiliyor.
Her ne kadar gözlüklerde kayıt sırasında yanan beyaz bir LED ışığı bulunsa da kullanıcılar bu ışığın gün ışığında fark edilmesinin zor olduğunu, hatta kolayca kapatılabildiğini söylüyor.
Kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışan End Violence Against Women koalisyonunun geçici direktörü Janaya Walker da Meta’nın Kylie Jenner iş birliğinin, tam da mahremiyet riski taşıyan kadın kullanıcıları hedefleyen bilinçli bir pazarlama hamlesi gibi göründüğünü belirtiyor.
Ne anlama geliyor?
Teknoloji şirketleri artık yalnızca daha gelişmiş ürünler üretmekle yetinmiyor; bu ürünleri gündelik yaşamın doğal ve hatta arzu edilen bir parçası olarak konumlandırıyor. Moda dünyasıyla kurulan iş birlikleri de bu stratejinin en etkili araçlarından biri olarak öne çıkıyor.
Ancak Meta örneği, yapay zeka destekli giyilebilir teknolojilerde tasarımın tek başına güven sorununu çözemeyeceğini gösteriyor. Akıllı gözlük pazarı hızla büyürken, kullanıcı deneyimi kadar veri güvenliği, şeffaflık ve mahremiyet de ürünlerin başarısını belirleyen temel kriterler arasında yer almaya devam edecek.
Buna da göz atın: Meta’nın akıllı gözlükleri Prada imzası taşıyacak



