ABD’de dijital mahremiyetin korunmasına yönelik önemli bir adım atıldı. Başkan Donald Trump’ın onayıyla yürürlüğe giren Take It Down Yasası, özellikle süjesinin rızası alınmadan dağıtılan özel görüntülerin ve yapay zeka ürünü müstehcen içeriklerin yayılmasını suç kapsamına alıyor.
Yasa, sosyal medya devlerine bu tür içerikleri 48 saat içinde kaldırma zorunluluğu getirirken, ihlal edenlere 3 yıla kadar hapis ve ağır para cezaları öngörüyor. Federal Ticaret Komisyonu’nun denetiminde uygulanacak düzenleme, şirketlere uyum sağlamaları için bir yıl süre tanıyor.
Ancak sivil toplum kuruluşları, yasanın teknik ve hukuki eksiklerine dikkat çekiyor. Electronic Frontier Foundation (EFF) ve Center for Democracy and Technology (CDT) gibi kuruluşlar, belirsiz ifadeler içeren metnin sansür riski taşıdığını ve şifreleme teknolojilerini baltalayabileceğini savunuyor. Siber Sivil Haklar Girişimi (CCRI) ise, yasanın mağdurları korumak yerine süreci daha da karmaşık hale getirebileceği endişesini dile getiriyor.
Melania Trump’ın da desteklediği yasa, eyaletlerdeki mevcut düzenlemeleri federal düzeye taşıyarak internet şirketlerini ilk kez doğrudan sorumlu tutuyor.
Bu yasa, dijital çağda bireylerin mahremiyet haklarını korumaya yönelik önemli bir adım olarak görülebilir. Özellikle yapay zekanın yaygınlaşmasıyla artan deepfake tehdidi, yasal boşlukların doldurulmasını zorunlu kılıyor. Ancak, ifade özgürlüğü ve teknolojik yeniliklerle dengelenmesi gereken düzenlemelerin, net tanımlar ve şeffaf uygulama mekanizmaları olmadan ters etki yaratma riski bulunuyor. Yasanın uzun vadede başarılı olabilmesi için, sivil toplumun itirazları dikkate alınarak revize edilmesi ve platformlara yol gösterici rehberler sunulması kritik önem taşıyor. Aksi halde, iyi niyetle hazırlanan bu girişim, dijital haklar açısından yeni tartışmalara yol açabilir.
Buna da göz atın: Hollywood deepfake’e karşı!



