Avrupa otomotiv sektörü, Brüksel’in elektrikli araç (EV) geçişine ilişkin yeni düzenlemelerine odaklanırken; Avrupa Komisyonu, karbon emisyonu hedeflerinin güncellenmesini de içeren yeni kuralları açıklamaya hazırlanıyor. Mevcut çerçeve hızlı bir dönüşümü zorunlu kılsa da ortadaki gerçek şu: Avrupalı tüketiciler elektrikli araçları beklenen ölçekte tercih etmiyor. Ford Motor Company CEO’su Jim Farley, Financial Times’a yazdığı görüşünde Avrupa otomotiv sektörünü tüm gerçekliğiyle masaya yatırıyor.
Çelişkili politikalar güveni zedeliyor
Bu durum yalnızca AB’nin sorunu değil. Birleşik Krallık, EV sürücülerine mil başına vergi getirirken aynı anda yeni EV alımlarında binlerce sterlin indirim sağlıyor. Hem frene hem gaza basan bu yaklaşım, tüketiciyi kafa karışıklığı ve güvensizlik içinde bırakıyor.
Politika yapıcılar sürdürülebilir bir otomotiv sektörü hedeflediklerini söylese de gerçekçi olmayan hedefler koyup yıl sonunda bunları revize etmek sektörde kaos yaratıyor. Otomotivde tasarım, mühendislik ve tedarik zincirleri uzun vadeli planlama gerektiriyor. Bu nedenle sektör, öngörülebilir bir 10 yıllık regülasyon çerçevesine ihtiyaç duyuyor.
Çin’den Gelen Rekabet Baskısı
Avrupa bir yandan agresif karbon regülasyonlarına uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan devlet destekli Çinli elektrikli araç üreticilerinin rekabetiyle karşı karşıya… Çin merkezli markalar son 12 ayda pazar paylarını ikiye katlayarak yüzde 5,5’e ulaştı. Buna karşın AB’de EV pazar payı yüzde 16’da sıkışmış durumda, bu da 2025 hedefinin oldukça gerisinde seyrettiği anlamına geliyor.
Üretim düşüyor, işler kayboluyor
Pandemi sonrası Avrupa’da araç üretimi hala 3 milyon adet daha düşük. Fabrikalar kapanıyor, bantlar kararıyor. Yalnızca 2024’te otomotiv sektöründe 90 bin kişi işini kaybetti. Bu tablo bir dönüşümden çok, Avrupa otomotiv sanayisinin yavaşça küçülmesine işaret ediyor.
Ticari araçlarda adaletsiz yük
Yeni vanların yalnızca %8’i elektrikli olmasına rağmen, bu araçlar lüks sedanlarla aynı regülasyonlara tabi. Oysa bunlar Avrupa’nın ekonomik omurgasını oluşturan KOBİ’lere hizmet ediyor. Mevcut yaklaşım, küçük işletmeleri gereksiz yere cezalandırıyor.
Ford’un Mesajı: “Geçici kurtarma değil, gerçekçi strateji istiyoruz”
Farley, sektörün herhangi bir koruma talebinde bulunmadığını özellikle vurguluyor. Şirket Avrupa’da tesislerini küçültüp maliyetlerini optimize ederken aynı zamanda elektrikli ve hibrit dönüşümü için milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Ancak Ford’un CEO’suna göre bu çabaların anlamlı olabilmesi için Avrupa’nın gerçekçi bir planlama zemini oluşturması gerekiyor.
Zorunlu kılmanın tek başına işe yaramadığı artık net… Ford’un önerileri şöyle:
- Karbon hedefleri gerçek talep ile uyumlu hale getirilmeli.
- Hibrit araçlar geçiş sürecinde daha geniş bir zaman diliminde seçenek olarak sunulmalı.
- Şarj altyapısı büyük şehirlerin dışına taşmalı.
- EV alımlarına yönelik teşvikler tutarlı ve sürdürülebilir olmalı.
Avrupa’nın kritik seçimi
Ford, 100 yılı aşkın süredir Avrupa’da faaliyet gösteriyor ve kıtanın yeşil geleceğinin parçası olmaya kararlı. Ancak CEO’nun altını çizdiği gibi Avrupa önünde iki yol var: Ya rekabetçi, yenilikçi bir otomotiv geleceği tasarlayacak ya da gerçekleştirilemeyen hedeflere bağlı kalıp fabrikalarının yavaşça paslanmasını izleyecek.
Buna da göz atın: Avrupa ekonomisi: Dönüşüm mü, gerileme mi?



