ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz Cuma (23 Mayıs 2025)Avrupa Birliği (AB) ile ticaret savaşını yeniden alevlendireceğini duyurarak hem Avrupalı yetkilileri hem de kendi danışmanlarını şaşırttı. Ancak üç gün içinde istediğini aldı… “AB’nin hızla toplantı tarihlerini belirlemek üzere aradığını öğrendim,” diyen Trump, Salı (27 Mayıs 2025) Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda durumu “olumlu bir gelişme” olarak tanımladı.
Krizle gelen hızlandırılmış müzakere süreci
Trump’ın yüzde 50’lik gümrük vergisi açıklamasıyla başlayan süreç, Pazar (26 Mayıs 2025) bu tehdidin askıya alınmasıyla sonuçlandı. CNN’in haberine göre, Beyaz Saray içinden iki kaynağa göre bu adım, zaten yavaş ilerlediği düşünülen ticaret müzakerelerini yeniden şekillendirme amacı taşıyordu.
Trump yönetimi içinde, AB ile yapılan görüşmelerin sarsılması gerektiği konusunda fikir birliği vardı. Ancak bu sarsıntının ne zaman ve nasıl gerçekleşeceği, doğrudan Trump’ın inisiyatifindeydi. Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, CNN’e yaptığı açıklamada, “Bunu bekliyorduk. Sonunda kararı başkan veriyor,” dedi.
AB tarafı, yazılı tekliflerin sunulmasıyla ilerleme kaydedileceğini umuyordu. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, tekliflerin somutlaştırılmamasını sürekli bir sıkıntı olarak dile getiriyordu. Geçtiğimiz hafta sunulan AB teklifinin içeriği, daha önce ABD tarafından belirlenen önceliklerle örtüşmese de, bu teklif Greer ile AB Ticaret Komiseri Maros Šefčovič arasında yapılacak bir görüşmenin temelini oluşturacaktı. Bu görüşmenin 23 Mayıs’ta yapılması planlanıyordu. Ancak Trump bu planı sosyal medya üzerinden bozdu.
Trump’tan sert müdahale
Görüşmeden yalnızca dört saat önce, Trump Truth Social’da şu ifadeleri kullandı:
AB ile görüşmelerimiz hiçbir yere gitmiyor! Bu yüzden, 1 Haziran 2025’ten itibaren AB’ye yüzde 50 oranında doğrudan gümrük vergisi uygulanmasını öneriyorum.
Bu sert çıkış sonrası Beyaz Saray’dan detaylı bir açıklama gelmedi. Piyasalar hemen tepki verdi ve gümrük vergilerinde kısa süreli rahatlamanın sona erdiği düşüncesi panik yarattı. Ancak aynı gün Hazine Bakanı Scott Bessent, Fox News’e verdiği röportajda Trump’ın stratejisine dair ipuçları verdi: “Başkan, AB’nin tekliflerinin diğer ticaret ortaklarımıza kıyasla yetersiz olduğunu düşünüyor. Umarım bu çıkış, AB’yi harekete geçirir,” dedi.
Bessent’in bu sözleri, Trump’ın tehdidinin taktik mi yoksa ciddi bir uygulama niyeti mi taşıdığı yönündeki piyasa tartışmalarına da ışık tuttu. Danışmanlara göre bu durum, çoğu zaman Trump’ın nihai kararını vermemiş olmasından kaynaklanıyor.
AB’nin “ortak hareket” sorunu
Trump’ın baş müzakerecisi haline gelen Bessent, Kanada’daki G7 maliye bakanları toplantısından dönüşünde bu krizle karşılaştı. Avrupa yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde böyle bir tehdidin geleceğine dair herhangi bir sinyal vermemişti.
Bessent’in toplantılarda sergilediği yapıcı tavır, Avrupalı yetkililer tarafından olumlu karşılandı. Ancak Trump’ın ani çıkışı, bu diplomatik havayı gölgeledi.
Bloomberg’e yaptığı açıklamada Bessent, AB’nin asıl sorununun “ortak hareket edememek” olduğunu belirtti:
27 ülke, hepsinin farklı ihtiyaçları var. Bu süreci zorlaştırıyor.
Kevin Hassett ise Trump’ın Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile iyi ilişkilerinin, vergi tehdidinin 9 Temmuz’a ertelenmesinde önemli rol oynadığını vurguladı.
Hafta sonu yapılan görüşmede, von der Leyen AB’nin görüşmeleri hızla ilerletme sözü verdi ancak biraz daha zamana ihtiyaç duyduklarını da iletti. Trump ise bu konuda anlayışlı olduğunu belirtti ve iki taraf için de altı haftalık yoğun bir müzakere süreci başlamış oldu.
Pazartesi yapılan ön hazırlık görüşmelerinde, Šefčovič ve Greer yeniden temas kurarak ilerleyen süreç için zemin hazırladılar. AB tarafı, anlaşmaya ulaşma konusundaki kararlılığını sosyal medya üzerinden de duyurdu. Trump ise yine sosyal medya üzerinden “Yüzde 50 vergi tehdidinden memnunum,” diyerek restini bir kez daha gösterdi.
Ne beklemeliyiz?
Trump’ın ticaret stratejisi, ilk bakışta kaotik görünse de aslında AB’yi müzakere masasında hızlı hareket etmeye zorlayan bir taktik olarak değerlendirilebilir. Ancak bu tarz ani açıklamalar, küresel piyasaları istikrarsızlaştırma riski taşıyor.
Avrupa cephesinde ise ortak bir sesle ve hızla hareket etme sorunu, süreci tıkayan temel unsur olmaya devam ediyor. 9 Temmuz’a kadar olan süreçte AB tarafının somut ve uyumlu tekliflerle gelmesi kritik önem taşıyor. Aksi halde, yüzde 50 oranındaki gümrük vergisinin gerçek bir politika haline gelmesi ihtimali masada durmaya devam ediyor.
Hem Avrupa hem de küresel ekonomi için bu altı haftalık dönem oldukça belirleyici olacak. Ticaret savaşları yeniden başlarsa, yalnızca siyasi değil ekonomik dalgalar da sertleşebilir.
Buna da göz atın: Trump: “Anlaşma sağlanamazsa TikTok için süre uzatılabilir.”



