Danimarka hükümeti, yapay zeka ile üretilen deepfake içeriklere karşı dikkat önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Kültür Bakanı Jakob Engel-Schmidt’in CNN’e verdiği demece göre, bireylerin yüz ifadeleri ve sesleri üzerindeki fikri mülkiyet haklarının kendilerine tanınmasını öngören bir yasa teklifi hazırlanıyor.
Yeni düzenleme, bir kişinin görüntüsünün ya da sesinin yapay zekayla izinsiz biçimde taklit edildiği içeriklerin kaldırılmasını talep etme hakkı tanıyacak. Engel-Schmidt, bu adımın hem sanatçıları hem de kamuya mal olmuş kişileri ve tanınırlık aranmaksızın tüm vatandaşları “dijital kimlik hırsızlığına” karşı korumayı amaçladığını belirtti.
Bir insanın dijital bir fotokopi makinesinden geçirilip her türlü amaçla kötüye kullanılabildiği bir durumu kabul etmemeliyiz,” diyen Engel-Schmidt, teknolojinin yasal düzenlemelerin önüne geçtiğini ve bu açığı kapatmak gerektiğini vurguladı.
Sanat dünyasından destek ve uyarılar
Yapay zekanın ses klonlama becerisi özellikle müzik endüstrisinde ciddi bir endişe kaynağı haline gelmiş durumda. Mart 2025’te ünlü şarkıcı Celine Dion, kendi sesi ve görüntüsü taklit edilerek oluşturulmuş içeriklerin yayılmasına karşı hayranlarını uyarmıştı.
Nisan 2024’te ise aralarında Billie Eilish, Kacey Musgraves, J Balvin, Ja Rule, Jon Bon Jovi, Jonas Brothers, Katy Perry ve Miranda Lambert’in de bulunduğu 200’den fazla sanatçı, yapay zeka kaynaklı tehditlere karşı ortak bir açık mektuba imza atmıştı.
Bakan Engel-Schmidt, yasa tasarısı için siyasi partilerden geniş destek aldığını ve yasanın sonbaharda yürürlüğe girmesini beklediğini ifade etti. İlk aşamanın ardından, deepfake içerikleri kaldırmayan platformlara para cezası uygulanmasına yönelik ikinci bir yasal düzenleme daha planlanıyor.
İfade özgürlüğünü sonuna kadar savunuyoruz, herkesin sesinin duyulması gerektiğine inanıyoruz. Ancak aynı zamanda bireylerin, yapay zeka tarafından kullanılmak isteyip istemediklerine karar verme hakkı olmalı.
Teknoloji şirketleriyle bu konuda henüz resmi bir temas kurulmadığını belirten Engel-Schmidt, “Ancak yakın zamanda bu görüşmeleri başlatmayı dört gözle bekliyorum. Çünkü bu düzenlemeler, sanatçılara, kamu figürlerine ve vatandaşlara karşı değil, insanlık yararına çalışan bir yapay zeka düzeni için gerekli,” dedi.
Ne anlama geliyor?
Danimarka’nın bu girişimi, bireyin dijital kimliğini tanıyan ve onu mülkiyet hakkı olarak korumayı amaçlayan dünyadaki ilk yasal örneklerden biri olacak. Sanat dünyasından politikaya kadar geniş bir etki alanı olan yapay zeka kaynaklı deepfake içeriklerin, sadece teknolojik değil aynı zamanda etik ve yasal bir konu olduğunun altı çiziliyor. Bu gelişme, ileride AB genelinde ya da diğer demokratik ülkelerde benzer yasal adımların atılmasının da önünü açabilir. Özellikle içerik üreticileri, sanatçılar ve platformlar için oyunun kuralları değişiyor.
Buna da göz atın: Deepfake tespit teknolojilerinde büyük atılım!



