The NewsightThe NewsightThe Newsight
Bildirim
Font Büyüklüğünü DeğiştirAa
  • Haberler
  • Insight
  • Foresight
  • Nedir?
Font Büyüklüğünü DeğiştirAa
The NewsightThe Newsight
Arama
  • Haberler
  • Insight
  • Foresight
  • Nedir?

Yeni Yazılar

Müşteri segmentasyonunda RFM analizi nedir?

Google’dan metin, görsel ve videoyu birleştiren Gemini Omni

Net tavsiye skoru: Müşteri bağlılığının finansal performans ve operasyonel verimlilikle bağı

Bugünün yatırımcılarının bilmesi gereken 15 kritik kavram

Müşteri çaba skoru nedir? Hizmet deneyiminde “zahmetsizlik” ölçümü

Takip Edin
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • Reklam ve İş Birliği
The Newsight © 2026
The Newsight > Insight > Beklentisi düşmeden enflasyon düşer mi?
Insight

Beklentisi düşmeden enflasyon düşer mi?

Yazar Aydın Erdem Ocak 3, 2025
Paylaş
5 Dk. Okuma
Paylaş
Yapay zeka ile özetle
▾

Son dönemde Türkiye’de asgari ücret ve enflasyon konuları, adeta ekonominin prime time dizileri gibi sürükleyici bir hal aldığını gösteriyor. Başrollerde asgari ücret artışı, enflasyon beklentileri ve halkın hükümete yönelik eleştirileri var. Yan rollerde ise hepimiz; market alışverişinde etiketlere şaşkınlıkla bakan, maaş günü geldiğinde “Bu ay nasıl geçti?” diye düşünen kahramanlar olarak yer alıyoruz. 

İçindekiler
Hanehalkı algısı: Doğal seleksiyonun yeni bir formuŞimdi biraz ders çalışma zamanı

Geçtiğimiz hafta yapılan yüzde 40’lık asgari ücret artışı, kulağa ilk başta harika bir haber gibi geliyor. Sonuçta, kim maaşında ciddi bir artış istemez ki? Bu tabii ki fiili enflasyonun da, enflasyon beklentisinin de hayli altında. Bu artışın enflasyon üzerindeki etkilerini anlamak için biraz durup geçmiş verilere bakmak gerekiyor.

2024’te Koç Üniversitesi ve Konda iş birliği ile başlatılan “Türkiye Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi (TEBA)”, asgari ücret zammı açıklanmadan hemen önce yapılmış olmasına rağmen, katılımcıların zaten oldukça yüksek enflasyon beklentilerine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Aralık 2024 TEBA sonuçlarına göre, 12 ay ileriye yönelik enflasyon beklentisi az biraz düşerek yüzde 99’a gelmiş durumda. Sene ortalarında 110 seviyelerini görmüştü. Bu oranlar halen Merkez Bankası’nın hedeflerinin hayli üstünde. Elbette bunlar insanların geçim sıkıntısının oluşturduğu algılarla verilmiş irrasyonel cevapları da içeriyor; ancak ekonomi yönetiminin önemli bir parçası da bu algıları yönetmek değil mi?

Peki bu beklentiler nasıl şekilleniyor? Araştırmalarımız, katılımcıların yüzde 75’inin fiyat artışlarını hükümetin yanlış ekonomi politikalarına bağladığını ortaya koyuyor. Fiyat artışlarını dış güçlere bağlayanların oranı yüzde 13, sürecin doğal olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 12. Görünen o ki, “enflasyon canavarı” halkın gözünde oldukça net bir sorumluyla karşımıza çıkıyor. 

Hanehalkı algısı: Doğal seleksiyonun yeni bir formu

Düşük gelir gruplarında enflasyon beklentisinin daha yüksek olması, halkın bir kısmının ekonomiyi “doğal seleksiyon” gibi görmeye başladığını düşündürüyor: “En hızlı davranan ve en iyi fırsatları kovalayan kazanır.” Yüksek gelir gruplarının ise nispeten daha iyimser beklentilere sahip olması, ekonomik kırılganlığın daha çok alt gelir gruplarını etkilediğini gösteriyor. 

Literatüre baktığımızda ücretlerdeki artışın enflasyonun altında kalması ilerleyen aşamalarda enflasyonun düşmesini sağlar diye düşünüyoruz. Ancak burada ekonomi yönetiminin çözmesi gereken bir mesele ortaya çıkıyor. Başta da dediğimiz gibi geçim sıkıntısı çeken birisinin enflasyonun düşeceğine dair rasyonel bir beklenti ortaya koyması çok zor. Birey dediğiniz durduğu pozisyondan konuları değerlendiriyor. Evet, insanların alım güçleri düşecek, talep azalacak, dolayısıyla da fiyat artışı duracak; neticede de enflasyon düşebilecek diye bir hesap yapılabilir. Ancak, günün sonunda istediğini raftan sepetine atamayan vatandaş için en analitik bakış açısıyla bile enflasyon düşecek demek çok güç. Dolayısıyla algıda düşmeyeceği tahmin edilen enflasyonu gerçekte düşürmek de şimdiye kadarki gözlemlerimizden hayli zor gözüküyor. Zira halen halkın yüzde 90’dan fazlası alacağı beyaz eşyayı bugün alırım, yarın alamam diyor.

Şimdi biraz ders çalışma zamanı

Bu ekonomik düğümde, markalar da kendi stratejilerini yeniden düşünmek zorunda. Tüketiciler, fiyatların daha da yükseleceğini öngörüp alışverişlerini öne çekiyor. İş dünyasının fiyat belirleme süreçlerindeki daha “temkinli” yaklaşımı (yüzde 91 ile enflasyon beklentileri daha düşük), aslında bir fırsat penceresi sunuyor. 

Asgari ücret artışları, gelir adaletini sağlamada önemli bir araç olsa da, ekonomik kargaşada herkesin yeni bir strateji geliştirmesi gerekiyor. Hanehalkı, hükümetin ekonomi politikalarını sorguluyor, markalar tüketicinin dilini yakalamaya çalışıyor, hepimiz ise ay sonunu getirme oyununda bir üst seviyeye geçmeye çalışıyoruz. 

Türkiye’de bu tip dönemlere çok aşina perakendecilere ve pazarlamacılara enflasyonist ortamda ne yapılması gerektiğine dair akıl vermek biraz densizlik olabilir. Ancak, 2025 her sektör için risk içeren bakir alanları göze kestirmek gereken bir dönem olacak. Kendi yaptığım iş de olduğundan bu noktada farklı araştırmalardan kendi perspektifinizi oluşturmanız ve karşınızdaki tüketiciyi çok iyi anlamanız gerektiğini bir kez daha hatırlattığım için beni affedin. Trafikte konforlu, kazasız belasız yol almak isterseniz önünüzdeki 3 arabayı ve hatta daha ilerisini de kontrol ederek araç sürmeniz gerekir ya. İşte bu yüzden size kesin bilgi: Sezgilerden ziyade ders çalışarak bu seneyi aşabileceğiz.

Hepimiz çok çalışarak az kazanmaya alıştık ama gelsin artık şu demokratik refah ortamı, değil mi?

Enflasyonun saadece beklentilerde değil kendisinin de düştüğü bir yıl olması dileğiyle.


Buna da göz atın: Türkiye 2024’te hangi terimleri arattı?

ETİKET:Köşe YazısıTürkiye
KAYNAKLAR:Türkiye Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi - Aralık 2024

Güncel Kalın

İş dünyasından en güncel haberler, sektörel analizler ve ilham verici içerikler için sosyal medya hesaplarımızı takip edin.

Popüler

Musk x OpenAI davasında ilk gün tamamlandı

Sosyal Etki Zirvesi: Eşitliğin karnesi, dayanışmanın gücü

Tedarik zincirinde kamçı etkisi (bullwhip effect): Talep dalgalanmalarının operasyonel maliyeti

Tekno feodalizm nedir? Dijital ortaçağ dönemi kapıda mı?

İlgili Yazılar

Arama motorları: Bilgi mi, reklam mı?

Arama motorları sadece bilgi sağlamaz; aynı zamanda dünyanın en büyük reklam kanalıdır. Öyle ki 2024…

Yazar The Newsight 4 Dk. Okuma

IPSOS: “Dünya Neyi Dert Ediyor – Kasım 2024”

IPSOS’un on yılı aşkın bir süredir gerçekleştirilen “Dünya Neyi Dert Ediyor” araştırması, bu ay dünyanın…

Yazar Kemal Umur Sabur 6 Dk. Okuma

“İstersen alma” pazarlaması: De-Influencer Marketing

Pazarlamanın ana mesajı değişiyor mu? Özellikle TikTok'ta başlayan "de-influencer marketing" nedir ve nasıl uygulanır?

Yazar The Newsight 6 Dk. Okuma

Yapay zeka entegrasyonuyla akıllı telefonlar “zeki” oluyor…

Bir süredir küçük geliştirmelerle tüketici heyecanını karşılamayan akıllı telefonlar, yapay zeka entegrasyonuyla dönüşüyor.

Yazar The Newsight 3 Dk. Okuma

Oyun bildiğiniz gibi değil!

Oyuncuyu pasif tüketicilikten interaktif bir katılımcıya dönüştürmesiyle oyun, çağımızın en değerli türlerinden biri...

Yazar Duygu Su Ocakoğlu 8 Dk. Okuma

Apple ve teknoloji perakende devlerine rekabet soruşturması

Rekabet Kurumu, Apple ve bazı büyük teknoloji şirketlerini kapsayan kapsamlı bir soruşturma başlattı.

Yazar The Newsight 1 Dk. Okuma
The Newsight

İş dünyası haberleri, pazarlama ve kurumsal iletişim stratejileri, sektörel içgörüler, araştırma analizleri ve konularında uzman yazarlardan düşünce yazıları.

Bağlantılar

  • Gizlilik ve Kişisel Veri Politikası
  • Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Açık Rıza Beyanı

Bilgiler

  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • Reklam ve İş Birliği

DSAB Yayın Yapım Tanıtım Organizasyon Bilişim Ticaret Limited Şirketi © 2024