New York Belediye Başkanı Eric Adams’ın, Türk hükümetine yakın isimlerden aldığı iddia edilen lüks seyahatler ve yasa dışı kampanya bağışlarıyla ilgili devam eden federal soruşturması hala sıcaklığını korurken, şehir şimdi yeni bir siyasi döneme girmenin eşiğinde. Adams, bu yılki Demokratik ön seçime katılmama kararı alarak bağımsız aday olacağını açıklamıştı. Ancak asıl dikkatler artık yerine geçmesi muhtemel yeni isimde: Zohran Mamdani.
Geçtiğimiz hafta düzenlenen 24 Haziran Demokratik ön seçimi, yalnızca adaylar arasındaki ideolojik farklarla değil, aynı zamanda kullanılan seçim sistemiyle de dikkat çekti. New York’ta ikinci kez uygulanan alternatif oy sistemi (ranked choice voting), geleneksel “tek oy – tek aday” mantığının ötesine geçerek seçmenlere birden fazla tercih sıralama hakkı sundu. Bu sistem sayesinde seçmenler yalnızca favori adaylarını değil, ikinci ve üçüncü tercihlerini de seçimde etkisi olacak şekilde belirtme şansı yakaladı.
Bu yöntem, kutuplaşmanın yüksek olduğu seçimlerde daha geniş bir toplumsal temsili mümkün kılarken, Mamdani gibi ilerici ancak ana akım dışı adayların kazanma şansını da artırdı. İlk turda Andrew Cuomo oyların yüzde 34’ünü alarak öne geçse de, elenen adayların ikinci ve üçüncü tercihleri sayıldığında Mamdani yüzde 51 ile yarışın galibi oldu. Özellikle genç seçmenler, göçmen toplulukları ve kira krizi yaşayan mahallelerde Mamdani’nin ikinci tercih olarak güçlü destek bulması dikkat çekti.
Trump’tan sert tepki
Demokratik Parti’nin ilerici kanadının yükselişi yalnızca şehir içinde değil, ulusal düzeyde de yankı uyandırdı. Çarşamba (25 Haziran 2025), ABD Başkanı ve Cumhuriyetçi Partili Donald Trump, Mamdani’nin zaferine sert bir tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Trump, şöyle dedi:
“Sonunda oldu. Demokratlar çizgiyi aştı. Zohran Mamdani, yüzde 100 komünist bir deli, Demokratik ön seçimi kazandı ve belediye başkanlığına gidiyor.”
Trump’ın bu açıklaması, partiler arasındaki kutuplaşmayı ve Mamdani’nin siyasi çizgisinin nasıl algılandığını gözler önüne serdi. Mamdani ise seçim kampanyasında konut hakkı, toplu taşıma reformu ve göçmen adaleti gibi sosyalist politikaları açıkça savunmuş ve New York’un geleneksel siyasi yapılarına karşı halk temelli bir alternatif sunmuştu.
Alternatif oy sistemi (Ranked Choice Voting)
Seçim sonuçları, alternatif oy sisteminin yalnızca adaylara değil, seçmen davranışına da yeni bir dinamik kazandırdığını gösteriyor. Seçmenler artık stratejik değil, değerlerine yakın adayları ilk sıraya koyma cesaretini gösterebiliyor. Alternatif oy sistemi, seçmenlere en fazla beş adaya kadar tercih sıralaması yapma hakkı tanıyor; yani seçmenler en çok istedikleri adaydan en az istediklerine doğru oylarını verebiliyor. Eğer hiçbir aday, birinci tercih oylarının yüzde 50’sinden fazlasını alamazsa, en az oy alan aday eleniyor ve bu adayın destekçilerinin oyları, ikinci ve daha alt tercihlerine göre diğer adaylara dağıtılıyor.
Bu sistem sayesinde, seçimlere katılan adaylar yalnızca seçmenlerin birinci tercihi olmakla kalmayıp, aynı zamanda seçmenlerin ikinci veya üçüncü tercihi olmanın da seçimleri kazanmak için önemli hale getiriyor. Bir başka deyişle seçimleri kazanmak için adaylar seçime katılan her kesimin desteğini alması gerektirdiği gibi, seçmenlerin de kendi istedikleri adaylara daha kolay oy verebilmesinin önünü açıyor.
Nasıl çalışır?
New York şehrindeki demokratik ön seçiminde, seçmenler oy pusulasında en fazla beş adayı birinci tercihten son tercihe kadar sıralayarak oylarını kullandı.
Eğer bir aday, tıpkı geleneksel seçimlerde olduğu gibi, seçmenlerin çoğunluğunun — yani yüzde 50’den fazlasının — birinci tercihi olursa, o kişi doğrudan kazanır.
Eğer kimse bu eşiği geçemezse, sıralı oylama analizine geçilir.
Oyların sayımı bilgisayar yoluyla turlar halinde yapılır. İlk turdan sonra, en az kişi tarafından birinci tercih edilen aday elenir. Bilgisayar, bu adayın birinci tercih olarak işaretlendiği pusulalara bakarak ikinci tercihleri inceler. Bu oylar, ilgili ikinci tercihlere yeniden dağıtılır.
Bu süreç tekrar eder. Daha fazla aday elendikçe, seçmenlerin üçüncü, dördüncü ve hatta beşinci tercihleri devreye girebilir. Son iki aday kalana kadar turlar devam eder. En fazla oyu alan kazanır.
Kısacası; seçmenler beş adaya sıralı olarak oy verebilir ve seçimleri kazanmak için yalnızca en fazla birinci tercih olmak yeterli değildir. Diğer adaylara oy veren seçmenlerin ikinci, üçüncü ya da sonraki tercihi olmak da seçim sonucunda belirleyici rol oynar.
Kasım 2025 New York Şehri yerel seçimleri
Zohran Mamdani şimdi Kasım ayında yapılacak yerel seçimlere hazırlanıyor. Karşısında bağımsız aday Eric Adams ve muhtemel bir Cumhuriyetçi rakip olacak. Ancak bu kez alternatif oy sistemi kullanılmıyor; seçmenler yalnızca tek bir adaya oy verecek.
Cumhuriyetçi Parti’nin ise bu seçimde nasıl bir aday çıkaracağı ve hangi söylemlerle yarışa dahil olacağı, kampanya dinamiklerini doğrudan etkileyecek. Trump’ın Mamdani’ye yönelik sert açıklaması, kampanyanın ulusal düzeyde ideolojik kutuplaşmalara da sahne olacağını gösteriyor.
Öte yandan, Mamdani’nin kampanyası yalnızca belediye başkanlığı hedefiyle sınırlı değil. Kazanması halinde, ABD’nin en büyük şehirlerinden birinin yönetimini ilk kez açıkça sosyalist çizgideki bir siyasetçi devralacak. Bu da sadece yerel yönetim politikalarını değil, aynı zamanda Demokrat Parti’nin genel yönelimini ve ilerici siyasetin ABD kentlerinde gelecekteki yerini de yeniden tanımlayabilir.
Mamdani’nin galibiyeti, kent siyasetinde tabandan gelen hareketlerin gücünü gözler önüne sererken; Kasım seçimleri, bu yükselişin bir geçici dalga mı yoksa kalıcı bir dönüşüm mü olduğunu belirleyecek.
Buna da göz atın: Danimarka’dan deepfake tehdidine karşı öncü ve önemli hamle



