Jeopolitik dalgalanmalar, değişken ticaret politikaları ve hızlanan regülasyon baskısı, vergi ve finans fonksiyonlarını alışılmış operasyonel sınırlarının dışına çıkmaya itiyor. EY’ın 30 ülkede, 22 sektörden 1.600 vergi ve finans lideriyle gerçekleştirdiği Vergi ve Finans Operasyonları 2025 Araştırması, bu dönüşümün merkezinde artık net bir şekilde veri, üretken yapay zeka (GenAI) ve teknoloji olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre CFO’lar ve vergi liderleri için önümüzdeki dönemin ana gündemi, belirsizliği yönetmekten ziyade belirsizliğe çevik ve teknoloji destekli iş modelleriyle uyum sağlamak.
Üç kritik öncelik öne çıkıyor
Araştırma sonuçları, vergi ve finans fonksiyonlarının üç temel öncelik etrafında yeniden yapılandığını gösteriyor:
- Veri, üretken yapay zeka ve teknolojiden etkin şekilde yararlanmak
- Temel vergi uyum yükümlülüklerini sürdürülebilir biçimde yerine getirmek
- Vergi stratejisini, kurumun genel finans ve organizasyon stratejisiyle daha sıkı hizalamak
Katılımcıların yüzde 86’sı veri ve yapay zekayı en önemli öncelik olarak tanımlarken, şirketlerin yüzde 81’i önümüzdeki iki yıl içinde – tedarik zincirleri dahil – işletme modellerinde değişikliğe gitmeyi planlıyor. Bu oran, bir önceki yıla kıyasla yüzde 20’lik dikkat çekici bir artışla kaydediliyor.
Regülasyon baskısı artıyor, hazırlık seviyesi sınırlı kalıyor
Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri de Küresel Asgari Vergi (Pillar Two) uygulamasının, vergi ve finans fonksiyonları açısından en kritik düzenleyici değişiklik olarak görülmesi. Katılımcıların yüzde 81’i Pillar Two’yu gümrük vergileri, ülke bazlı vergi reformları ve e-fatura gibi başlıkların önünde konumlandırıyor.
Ancak tablo çelişkili:
- Katılımcıların yüzde 85’i Pillar Two’nun toplam vergi yükünü artıracağını öngörürken,
- Sadece yüzde 21’i bu düzenlemenin raporlama gerekliliklerine tam anlamıyla hazır olduğunu belirtiyor.
Bu durum, regülasyonların hızına karşın kurumsal hazırlık seviyesinin geride kaldığını ve vergi fonksiyonlarının çevik işletme modellerine geçişini zorunlu hale getirdiğini gösteriyor.
Yapay zeka: Verimlilikten stratejik değere
Araştırma, yapay zekanın artık yalnızca operasyonel verimlilik aracı olarak değil, stratejik karar destek mekanizması olarak konumlandığını ortaya koyuyor. Vergi liderlerinin yüzde 86’sı inovasyon, tahmin analizi ve otomatik raporlama için GenAI ve veri teknolojilerine öncelik veriyor.
Katılımcılar, önümüzdeki iki yıl içinde:
- Yapay zekanın vergi ve finans fonksiyonlarının etkinliğini yüzde 30 düzeyinde artırabileceğini,
- Otomasyon sayesinde stratejik ve yüksek katma değerli işlere ayrılan bütçenin yüzde 23 artabileceğini öngörüyor.
Buna karşın önemli bir yapısal sorun dikkat çekiyor: Vergi ve finans fonksiyonlarının yüzde 51’i hala veri yönetimi olgunluğunun erken aşamalarında… Katılımcıların yüzde 44’ü ise sürdürülebilir bir veri ve yapay zeka yol haritası oluşturamamanın, vizyonlarını hayata geçirmedeki en büyük engel olduğunu ifade ediyor.
Bu tablo, yapay zeka yatırımlarının önündeki asıl bariyerin teknoloji değil, veri altyapısı ve yönetişimi olduğunu gösteriyor.
Yetenek dönüşümü kaçınılmaz hale geliyor
Araştırma, iş gücü tarafında da ciddi bir kırılmaya işaret ediyor. Katılımcıların:
- Yüzde 61’i kıdemli vergi uzmanlarının emekliliğinin fonksiyonları doğrudan etkileyeceğini,
- Yüzde 66’sı mesleğe giren yeni muhasebeci sayısındaki düşüşün yetenek açığını büyüteceğini belirtiyor.
Vergi profesyonelleri bugün zamanlarının yüzde 53’ünü rutin işlere ayırırken, bu oranı yüzde 21’e düşürmeyi hedefliyor. Bu hedef, GenAI ve agentic AI gibi teknolojilerin yalnızca destekleyici değil, iş yapış biçimini kökten dönüştüren bir rol üstlendiğini gösteriyor.
Bu dönüşüm doğrultusunda şirketler;
- Veri bilimcileri ve vergi teknolojisi uzmanlarını işe almayı (yüzde 73),
- Mevcut ekiplerin becerilerini geliştirmeyi (yüzde 89),
- Dış uzmanlık ve hizmet sağlayıcılarla çalışmayı (yüzde 83) önceliklendiriyor.
“Vergi ve finans fonksiyonları çevik olmak zorunda”
EY Türkiye Vergi Bölümü Başkanı Erkan Baykuş, araştırma sonuçlarını değerlendirirken, vergi ve finans fonksiyonlarının artık statik yapılarla yönetilemeyeceğine dikkat çekiyor. Baykuş’a göre, veri ve yapay zeka destekli çevik işletme modelleri, yalnızca bugünün regülasyonlarına uyum sağlamak için değil, gelecekteki belirsizlikleri öngörebilmek için de kritik bir rol oynuyor.
Araştırma genelinde ortaya çıkan tablo net:
Vergi ve finans fonksiyonları, operasyonel bir destek birimi olmaktan çıkarak, kurumların stratejik dayanıklılığını şekillendiren merkezlere dönüşüyor. Bu dönüşümde veri kalitesi, yapay zeka yetkinliği ve insan kaynağına yapılan yatırım, rekabet avantajının temel belirleyicileri arasında yer alıyor.
Buna da göz atın: 2025’te AI start-up’ları “balon endişelerine” rağmen rekor fon topladı



